Döngüyü tamamlamak

Yaşamaya devam etmek için bütün hayvanların besin maddelerine ulaşmak, gaz değişimi yapmak ve atık materyali uzaklaştırmaya ihtiyacı vardır.1 Bu işlevlerin yerine getirilmesi, vücuttaki dolaşım sisteminin alanıdır. Memeliler dahil tüm omurgalılarda görülen kapalı dolaşım sistemlerinde dolaşım sıvısı, kan ve doku sıvısı arasında bir bariyer bulunur. Bu bariyere damar denir. Kılcal, atar ve toplar damar olmak üzere üç farklı taşıma aracı vardır ve kalple birlikte bunlar kardiyovasküler sistemi, omurgalılardaki dolaşım sistemini oluştururlar.

Bozuk Makinenin Dansı sergisi için hazırlandığı esnada Bengü Karaduman’la iki referans eser üzerine konuştuk. İlki, 1919’da yayınlanmış kısa bir deneme olan Bir Aile Babasının Kaygıları 2–. Birinci şahıs anlatıcının, yani başlıkta geçen aile babasının ağzından yazılmış olan deneme, Odradek adında bir yaratığı tasvir etme çabasıdır. İlk paragrafta Odradek kelimesinin etimolojik karakteri irdelenirken, ardından gelen kısa paragraflarda ise bu yaratığın görünüşü, işleyişi, şekli, gülüşü ve nihayet ölme ihtimali ve geleceği anlatılıyor. Bu deneme çeşitli şekillerde yorumlanmış ve Odradek üzerine çeşitli şeyler olduğuna dair analizler yapılmıştır. Kafka bu yaratık için her ne kast etmiş olursa olsun, kendisi varlığından vazgeçmeyi reddeden, ısrarcı bir yaratıktır. Gitse de geri gelir, hep oradadır – adeta fon gürültüsü gibi, yok sayılamayacak kadar yüksek ama konu edilemeyecek kadar alçak bir ses. Denemenin son paragrafında verilen “O halde ben onun hep merdivenlerden, peşinden iplik uçları sürüklenir bir şekilde, çocuklarımın ve torunlarımın önüne düşeceğini mi varsaymalıyım?” anlatısı, okuyucuya Odradek’in bizlerin son gününden çok daha sonra hala orada olacağına inanmamızı ya da en azından hayal etmemizi sağlar.

Kafka’nın denemesinde Odradek’in varlığı ve ne anlama geldiği yoruma açıktır, fakat biz biliriz ki bu yaratık bizim onsuz yaşayamayacağımız asli varlıktır, bu haliyle de kan ile benzerlik gösterir. Kan sürekli damarlarda akar, orada olduğu bilinir ve vücuttaki en temel sıvı olarak, hayatta kalmanın damar sisteminin yapısal düzenine bağlı olduğuna dair sürekli bir hatırlatmadır. Atar, toplar ve kılcal damarlarda akan kan sürekli bir şekilde hücreleri beslemeseydi çoktan ölmüş olurduk, ama bu gündelik hayatta pek farkında olmadığımız bir durumdur. Bunu düştüğümüz an, bir yerimiz sıyrıldığında, tansiyonumuz düştüğünde, ayağa kalkarken gözümüz kararınca veya gelen adrenalin seliyle kalbimiz daha hızlı atmaya başlayınca fark ederiz. Dış dünya şartlarındaki en ufak bir değişimin kanımızın bedenimizde nasıl dolaştığını etkilemesi, kanın kadiri mutlak haline ve bizim ona olan mutlak ve kırılgan bağımlılığımızı gösterir. Peki, toplumda kanın işlevini gören şey nedir? Onlarsız yaşayamayacağımız etkileşimler nelerdir? Gündelik alışverişimizin temelini oluşturan ekonomik ilişkiler, kendilerinden vazgeçmeye veya değişmeye niyeti olmayan temel ve sabit unsurlar olabilir mi? Yoksa, önemli bir yorumda da anlatıldığı üzere, Odradek, içinde yaşadığımız ekonomik sistem, yani bizzat kapitalizm midir?

Copyright © 2020 Artists Rights Society (ARS), New York / ADAGP, Paris

Karaduman’ın sergisine dair ikinci referans eser de Stratified Rocks, Nature’s Gift of Gneiss Lava Iceland Moss 2 kinds of lungwort 2 kinds of ruptures of the perinaeum growths of the heart b) the same thing in a well-polished little box somewhat more expensive (1920)3: Max Ernst’in Bibliotheca Paedagogica’nın (1914) sayfalarında bulduğu bir atın anatomisini modifiye ettiği bir çizim. Atın kesitini alır, 180 derece döndürerek çizimin şekillendiği ön plan olarak kullanır. Fon olarak, işin başlığında bahsi geçen unsurları içeren bir manzaranın coğrafi kesitini koyar. Bunların arasında lav, İzlanda yosunu, ciğerotu ve katmanlı kayalar vardır. Atın kalbi ile atar ve toplar damarları izleyicinin görmesi için açıkta bırakılmış, fakat Ernst atı kendi bütünlüğü içerisinde kullanmaz, bunun yerine kafası, kalbi, ciğerleri, iskeletinin bir kısmını ve kuyruğu vardır. Bacaklarının yanısıra kalple akciğerlerinin altında kalan kısmı eksiktir.

Dolayısıyla, gördüğümüz damarlar kesintisiz değildir ve kanın atar damarlardan akarak hücrelere oksijen ve besin maddesi götürüp hücrenin gaz ve diğer atıklarını kılcal damarlardaki ozmos ile iade alarak, damarlar üzerinden oksijensiz ve atık dolu kanın kalp kulakçığına tamamlandığı dolaşım sistemindeki gibi döngüyü tamamlamaz. Ernst’in çiziminde kısa kesilmiş olan damarların ayaklara veya vücudun alt kısımlarına ulaştıklarını asla görmeyiz. Bunun yerine, ters çevrilmiş at kesitinin üzerine yerleştirilmiş makara benzeri mekanik bir sistem, vücudun alt kısmı haline gelir. Dolaşım sisteminin döngüsünü damarlar ve atar damarları makara halatıyla lehimleyerek kapatmak çaba gerektirir. Bu insan yapımı bir aygıtı organik olarak ortaya çıkan damar yapısıyla birleştirme çabası, Ernst insan yapımı/organik melezi bu icadını fondaki coğrafi katmanlarla yan yana koyunca daha da belirginleşir.

İnsan yapımının, organik olarak ortaya çıkanın ve doğanın bu yan yana gelişi, Ernst’in ara ara dahil olduğu ve manipülasyon için kendisinden araçlar ödünç aldığı patafizik denen Dada geleneği bağlamında okunabilir. Patafizik kelimesi ilk olarak yazar Alfred Jarry tarafından “Patafizikçi Dr Faustroll’ün Davranış ve Görüşleri” (1914) adlı kitabında, “istisnaları belirleyen, kanunları irdeleyen muhayyel çözümlerin bilimi” anlamında kullanılmıştır. Daha önce görülmemiş/kullanılmamış makinelerin ortaya çıktığı ve yaygınlaştığı erken 20. yüzyılda, bu makinelerin ne işe yarayabileceğine dair fikir yürütülmesi yerinde olmuştur. Bu ütopyacı veya (daha nadir olarak) distopyacı tasavvurlar, yeni geliştirilen teknolojilerin mevcut insan mekaniğine entegre olup onu değiştirmeye teşne olduğu fikrinden hareketle, sıklıkla insanlığın kadim sorunlarını çözmeye çalışmıştır. Uzun yüzyıllar boyunca, sanatsal kaygının köşe taşlarından biri, bir sistemin dayanıklılığıyla yetersizliklerini karşılaştırmak olmuştur. Bizler erken 21. yüzyılda yaşıyoruz ve insan yapımıyla organik arasındaki ilişki bir kez daha narin biçimlerde değişir. Bizler yeni gelecek dijitalleşme dalgalarını kaygıyla beklerken, Ernst’in çizimine dönmek bize insanlığın öyküsü boyunca teknolojik gelişimin ivmelendiği her dönemeç çağında bulunan kafa karışıklığı ve belirsizlik geleneğini hatırlatıyor.

Özünde, bu 19.1 x 24.1 cm guaş ve karakalem çizim yeni bir (dünya) düzen (in)in yaratılma hali, dolaşım sistemindeki yeni ayarlamaların, dolayısıyla sistemin kendisinin gözlemlenmesidir. Ernst, bu işinde atın organik damarlarıyla makara halatının yapay kaplamasını birleştirme ve birbirine dolamanın denemelerini yapmıştır. Dolaşım sistemine insan yapımı yalancı damarlar eklenmesine tepki gelip gelmeyeceğini çözmeye çalışmaktadır. Dolaşım sisteminde atar damarları açık tutmak veya damarların anormal daralma/deforme olmasını tedavi etmek amacıyla bir kalp veya damar stendi eklenmesinden çok farklı olmayan biçimde, dolaşım sisteminin bu yeni düzenleme altında düzgün çalışıp çalışmayacağını, bir hatanın ortaya çıkıp çıkmayacağını, kişinin gönül rahatlığıyla yeni düzenlemenin eskisine göre nitelikli bir iyileşme oluşturduğu kanaatine varıp varamayacağını görmeye çalışmıştır.

Yeni bileşenlerin sisteme dahil edilmesi ve bu yeni unsurların mevcut unsurlarla birleştirilmesi, Ernst’in eserinin temelini oluşturur. Eser, böylesi bir melezleştirme ve bu tadilatın etkileri üzerine düşünür. Diğer yandan, Kafka denemesinin özünde bir sistemin her yerde bulunması, sistemde ortaya çıkacak herhangi bir değişimin insafına kalma hali, ve bu halin getirdiği kırılganlık ve belirsizlik vardır. Bengü Karaduman’ın eseri, zalim bir sistemin insafında bilgi emekçisi olma kırılganlığını ve aynı zamanda sorgulama ve teknolojik reformları dahil eden modifiye edilmiş bir sisteme dair ihtimalleri sorgulama ve sunma kaygılarının ikisine de değinir. Birbirleriyle ilişkili olarak, bu iki kaygı günümüzün en acil meselelerini ifade eder, özellikle adil ve ahlaki bir emek sisteminin yeniden tahayyülünde.

Metin: Zeynep Öz
Sergi Tasarım: Murat Fesih Avcıbaşı

1 Bu sayfalarda kullanılan tüm biyoloji bilgileri, Towards a CSA Model in the Arts adlı proje kapsamında Dünya Önen ile yapılan konuşmalar ve dersler sırasında ve Campbell Biyoloji kitabının desteğiyle elde edilmiştir. Taylor, Martha R., Simon, Eric J., Dickey, Jean L., Hogan, Kelly A., ve Reece, Jane B., 2018, Campbell Biyoloji: Kavramlar ve Bağlantılar 9/E (Campbell Biology: Concepts & Connections 9/E), Pearson Education Yayıncılık. Towards a CSA Model in the Artshttps://www.baharadogru.com/towards-a-csa-model-in-the-arts

2 Kafka, Franz. 1995. Orijinal “Die Sorge des Hausvaters”, İngilizce Çeviri “The Cares of a Family Man” (The Complete Stories) Çevirmen: Willa and Edwin Muir. New York: Schocken Books Yayınevi, 473.

3 Max Ernst, Katmanlı Kayalar, Doğanın Gneiss Lava İzlanda Yosunu Hediyesi 2 çeşit ciğer otu 2 çeşit perineal kalp kitlesi rüptürü b) aynı şey etraflıca parlatılmış minik bir kutuya konmuş nedense daha pahalı (schichtgestein naturgabe aus gneis lava isländisch moos 2 sorten lungenkraut 2 sorten dammriss/herzgewächse b) dasselbe in fein poliertem kästchen etwas teurer), 1920, Koleksiyon, MoMA: https://www.moma.org/collection/works/35951